ALI 18  MART (1( www.negatif.com )


BEKEN'IM & CANDAS'IM

12/5/2008

HAFTASONUMUZ

Dolu dolu bir hafta sonu geçirdik, aslında 10 Mayıs Cumartesi çok dolu geçti.

Önce sabah sabah Ömer Akın'lara kahvaltıya gittik. Candaş önceleri çok durgun ve çekingen iken sonraları Ömer'le oynamaya başladı. Aslında biz Ömer'in ördek yürüyüşünü merak ediyorduk daha çok, görmüş olduk. Çok komikkkkk....Ama Ömer bir hareketli tuabilene aşkolsun.

Bu buluşmamız bizim hayatımızın dönüm noktası belki de. Milat gibi yani. .......'dan önce, .......dan sonra olacak bizim için sanırım. Bunun ne olduğunu yazmak için biraz temkinli gitmek istiyorum.

 

Aklımıza gelmeyen aktiviteler gördük Ömer'de. Mesela bu tekerlekli kutu....Bir sağa, bir sola fırlatılıyorsun bununla....Acayip keyifli, 1....2......3......Yupppp-piiiiiii

Çocuklar mı yoksa biz mi daha çok keyif aldık bilemiyorum ama evimize dönerken daha sık görüşmeye karar veriyoruz.

Eve giderken Filiz Teyzemiz aradı, Onlar da gezmeye çıkmışlar. Eeee, görüşelim o zaman dedik. Hep beraber İstinye Park'a gittik. Melek Buse'yi çok özlemişiz biz de. Iyi ki görüştük.

Biz mağaza gezerken Candaş babaya bırakılırsa ne olur? tahmin edin....

"Çocuk arabada durmuyor yahu", diyerek yere bırakılır tabii, emeklesin diye. Pardon pardon İstinye Park'in tozunu alsin diye :)))) Candaş'ı koridorda emeklerken görünce kalbime inecek sandım. Sonra baktım ki nasıl olsa yeri temizlemiş, eğlensin madem dedim, dokunmadım. Öyle tatlıydı ki, çocuk reyonlarının olduğu meydanı bilenler gözünde canlandırabilir. Candaş'ın hedefi ise havuza ulaşmak. Var gücüyle emekliyordu. Gelen geçen durup O'na baktı, etrafımızda insan kümesi oluştu, hatta kameraya çekenler de vardı. "Bebek Firarda 2 " Candaş çok mutluydu o durumda tabii, ama benim de acayip hoşuma gitti. O'nun kendi tercihiyle arabasından inmek isteyip havuza doğru yönelmesi.

          

Sonunda hedefe ulaşıldı. Havuza geldi, yetmedi, ayaklarını atıp suya girmeye çalıştı :)))

Kısaca çok güzel bir haftasonu geçirdik. Ben belki hayatımın en güzel anneler günü hediyesini aldım. Umarım yanılmıyoruzdur, emin oldugumuz zaman sizlerle de paylaşacağız bunu. 

Yeni maceralarda görüşmek üzere.

Bayyy-bayyyyyy

9/5/2008

MERHABA DÜNYA

Merhaba Dünya, biz geldik....

Teknik bir arıza nedeniyle hayatın servis alanı dışına kayar gibi olmuştuk, ama şimdi dönüş yapıyoruz (umarım öyledir).

Sıkıntılı geçen günlerden sonra şöyle bir kendime geldim. Candaş'ın gelişimsel sorunları canımı çok sıkmıştı, durumda pek bir değişiklik yok ama ben daha iyiyim.

Dün pedagoga gittik. 1 ay öncesine göre iyi buldugunu söyledi Candaş'ı. Hatta bir ara ben odadan ayrılmıştım, peşimden huzursuzlanıp-ağlamış. İnanamadım, göremedim ki o halini de. Hiç insan çocugunun ağlamasına sevinir mi? Ben seviniyorum işte, tepki veriyor ya. Bir de extube olup da ağladığında, sesini ilk kez duymuştum. Eşimle birbirimize bakıp "ne güzel ağlıyor di, mi" diye salak salak gülüşmüştük. O zaman 35 günlüktü Candaş.

Başka bir mevzu da anne deme konusu.

Candaş 2-3 haftadır sıkıldığında, bir şey istediğinde, ağladığında anneye benzer ses çıkarıyordu. Ben sesindeki vurgudan dolayı anne gibi çıkıyor diyordum. Doktor kotrolumuzde doktorumuz "anne diyor bu" dedi, ben ise hayır vurgu yapıyor, anne değil demiştim. Dün pedagogumuz da aynı sesi duydu ve "anne diyor" dedi. Ben yine "yok yok, vurgusu öyle" dedim. O da madem vurgu neden baba demiyor veya başka birşey dedi. Hem senden yardım isterken, ihtiyacı varken çıkıyor o ses, anne bu anne dedi.

Ben çok sevindim ama net olarak, gözümün içine bakıp "annne" demediği için nedense sayamıyorum. Oğlumun gelişimi konusunda O'na haksızlık mı ediyorum acaba? diye de düşünüyorum.

****

Candaş bir ay öncesine kadar elindeki nesneyi istediğimizde vermezdi, 2-3 haftadır veriyor artık. Yerdeki bir seyi vermiyordu, 3 gündür veriyor. Ama kumanda hariç, onu vermiyor bir türlü adam.

****Son gelişmelerimizin tarihi ise şöyle:

İlk diş 16 Nisan 2008       - Tam olarak 11,5 aylık (düzeltilmiş)

Nesneyi isteyince verme    - 20 Nisan 2008

Yerdeki nesneyi verme      - 5 Mayıs 2008

Ikinci diş patlamak üzere    - 8 Mayıs 2008                 

Anneden ayrılınca ağlama   - 7 Mayıs 2008

Tarakla bebek saçı tarama - 8 Mayıs 2008

(Bu hali çok komikti, bir bebeğimiz var, Adı Ali Can. yatağında duruyor sürekli. Candaş'ı uyutmak istediğimde "bak Ali Can uyumuş, üstünü örtelim" diyorum. Örtüyoruz, eğer uyuyacaksa O'nun da üstünü örtmeme izin veriyor. Uyumak istemezse zavallı Ali Can bacaklarından tutulup savruluyor. Dün pedagogumuz oyuncak bebekle oynamamızı önerdi. Bugün Ali Can'ı bezledim, Candaş'ı bezlerken. Ali Can kaka yapmış, üfff diyerek hem O hem Candaş'ın popo temizlendi. Sonra elime tarak alıp Ali Can'in saçını taradım, sonra oO'na verdim, O da taragı kafasına götrüdü, gezdirdi bir iki kez (taragın tersiyle :))). Nasıl sevindim tarifi çok zor. Sonra bir daha yapmadı tabii.

*7 Mayıs 2008'den beri merak dygusu daha da arttı sanki. Evde hiçbiryeri merak ederek kurcalamazdı. Dün-bugün mutfaktaki eşyaları yeni keşfediyor sanki.

Nisan Ayı - 11,5/12 Ay (Düzeltilmiş)

*Nisan ayından beri sıralıyor.

*Yine nisan ayında koltuk ve yataktan başıyla değil de ayaklarını çevirerek inmeyi öğrendi. Tabii bazen unutup kafa üstü dalış denemelerini yakalıyoruz, aslında yakalamadığım da oldu. Çok şükür ki odasındaki yer yatagından oldu bu dalış denemeleri.

* Yine nisan ayından beri emeklerken elinde oyuncak-emzik-eşyaları da sürüklemeye başladı.

*****

Bloga iyi bakamıyorum diye girip birşeyler yazdım işte. Programlı değildi, o yüzden biraz karışık oldu ve damdan düşer gibi de bitiyor işte.

Hoşçakalın

Baş başşşşş

 

8/5/2008

MİM

Kaldera ve Volkan'in sevgili annesi tarafndan mimlenmişim. Aslında mimlere son zamanlarda cevap veremiyordum ama bu öyle güzel bir konu ki, yayınlamadaan geçemeyeceğim.

Konu doğudaki çocuklarımıza gyecek ve oyuncak vb eşya yardımı hakkında. Arkadaşım öyle güzel bir sayfa hazırlamış ki,ben O'nun gibi hazırlayamayacağımı düşünerek O'nun yazsını buraya kopyalıyorum.

Mimin konusu bu haberi çok sayıdakişiye ulaştırmak.

Kaynak adresi:

www.kalderavolkan.blogcu.com

Annelerin Günlüğü’nün hazırladığı “Yardım Kampanyası”

Sadece 10 YTL‘ye Doğudaki Çocukları Sevindirelim!

  • Doğudaki Kardeşe Neler Gönderebilirim?

Bebeğimizin, çocuğumuzun küçülmüş giysisi, oyuncağı ve eşyasını yollayabiliriz.

Biz çocuklarımıza “hangi marka giysi alsam” diye düşünürken, doğudaki anneler “çocuğuma ne giydireceğim” diye düşünüyor!


Göndereceğimiz giysiler, oyuncaklar ve eşyalar, kardeşlerimizi rencide etmemeli! Yırtık, çok eski ve alakasız olmamalı.

(Örneğin eskimiş bir mayo yollamamalıyız)

  • Kargomuzu Nasıl Hazırlamalıyız?

Ben hazırladığım eşyaların bir kısmını resimdeki gibi market poşetine koydum. (Tarttığımda 2.5 kilo geldi.)

Aras Kargo

Bu poşeti de daha kalın bir poşetle paketleyip üzerine bilgilerini yazdığım kağıdı yapıştıracağım.

Aşağıda adres detaylarını görebilirsiniz.

Gönderen kısmına “Kardeşine Yolla Kampanyası“nı mutlaka yazmalıyız ki indirimden faydalanabilelim.

Aras Kargo

  • Paketim Hazır.. Aras Kargoyu Evime Nasıl Çağıracağım?

Türkiye’nin her yerinden 0 216 538 55 55 nolu numarayı arayarak kargoyu evimizden aldırabiliriz. Ya da en yakın Aras Kargo şubesine giderek paketimizi yollayabiliriz.

  • Ardahan’a Yolladığım Kargoya Ne Kadar Para Ödeyeceğim?

Eğer benim hazırladığım gibi market poşeti kadar büyüklükte bir paket hazırlarsanız bu 3-5 kilo arasında olacaktır.

KDV ve kargo firmasının bizim kampanyamız için yaptığı özel indirimle birlikte yaklaşık 6 YTL ile 10 YTL arasında bir ücret ödeyeceksiniz. (İstanbul’dan yollanan bir paket için geçerli, Ardahan’a yaklaştıkça bu fiyat düşecektir)

Önce kargonuz evinizden alınacak, aynı gün ya da bir gün sonra tahsil edilecek.

  • Paketim Aras Kargo Ardahan Şubesi’ne Ulaştıktan Sonra Ne Olacak?

Ardahan Valisi Sayın Murat Yıldırım bilgisi dahilinde, valilikte görevli arkadaşlar, kargo şubesinden paketleri alıp; köylere, önceden tespit edilmiş yardıma ihtiyacı olan ailelere dağıtacak.

  • Yardımsever Annelerin Günlüğü Okuyucuları

Kargonuzu yolladıktan sonra, lütfen “Kardeşine Yolla Kampanyası” yazısına yorum yaparak isminizi yazın. Yazınki yardımseverler belli olsun ve biz teşekkür edebilelim.

İlerde yardım ettiğimiz ailelerin, çocukların resimlerini paylaşacağız sizlerle…

  • Kampanyamıza Destek Veren Duyarlı Kişi ve Kurumlar

Ardahan Valisi Sayın Murat Yıldırım’a,

Ardahan Valiliği Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü Emin Baş’a ve diğer çalışanlara,

Aras Kargo‘ya,

Aras Kargo Mecidiyeköy Bölge Müdürlüğü Murat Arslan’a

Çok Teşekkürler!!!….

Ben de böyle hayırlı bir işte mimlendiğim için teşekkür ederim.

5/5/2008

CİMBOM GOL GOLL GOLLLL

Şampiyonluk yarışı kıran kırana sürerken, dünkü maçı heyecanla bekledik. Sivasspor'un ilk dakikalardaki golüyle birlikte tezahüratlarımız da arttı. Candaş ta tam fanetik, yıktı evi Cimbom Gol Golll diye. Alt kattaki fenerli komşumuz çıldırmış sesimizle...Ohhh olsun size dedik biz de :)))

Halbuki bütün gün ateşi vardı minik adamımın, sabaha karşı 4'te başlayıp gün boyu ağladı. Tam hastaneye gidelim artık demiştik ki, gülücükler gelmeye başladı, gezmek istiyormuş meğerse :)))

Babam da öyle neşeliydi ki, sanırsınız Galatasaray'lı. Aslında O BJK'lidir. Ama baktı ben Galatasaraylıyım, herşey oğlum için dedi ve evde neredeyse timsah yürüyüşü yaparak, Cim Bom Gol, Goll, Golll diye bağırdık.

Pınar Teyze, olmuş muuu?

 

30/4/2008

SÜPER ANNELİK

Blog arkadaşlarımız arasında bu aralar süper annelik konuşuluyor.

Efe Deniz, şuanda 4,5 aylık ama süper annesi Başak 9 haftalık hamile...Yani ultra süper anne modunda :))

Alp'in annesi Damla, işle ev arasında Alp'e ve bloga vakit ayırma konusunda bir süper anne.

Canito'nun annesi Pınar, 18 aylık bir afacan ve ev işleri arasında süper anne...

Ve tabii diğer anneler de öyle.

Ben de bu sayede kendimi sorguladım, ben nasıl anneyim diye.

Kötü geçen hamilelikle 25 haftalık doğum yapmam, 92 gün süren hastane koşturmacası, 50 gün yaşayan kızımın yaşaması için yapmaya çalıştıklarım sonucunda O'nu kaybetmem.

Oğlum sağlıklı çok şükür derken, son 2 ayda paramparça olan gelecek hayalleri...İşten ayrılmadan evde annelik yapma çabalarım..

Sonuç mu:
Hala devam eden yeme(me) sorunları ile ancak 6 aylık bebek formatına gelen Ali Candaş...

6,5 kg ve 68 cm lik 1 Yaşındaki küçük adamım.

             

                                   1 Yaş Gıdıklanma Seansı

Erken kapanan bıngıldak ve büyümeyen baş çevresi (44 cm).

Olsun, gelişimi iyi ya derken son 2 ayda sürekli geri kalan gelişim tablosu sonucu 1 ayda 4 pedagog, 1 çocuk psikiyatri değerlendirmesi ile  her yerden ağlatılarak çıkan bir anne.

Evde oğlumun gelişimni desteklemeye çalışırken yaptığım şaklabanlıkların moral bozukluğu ile tepetaklak olması.

O'nunla ilgilenmek için hiç yapılamayan ev işleri (Annem gelene kadar ev işlerinin bu kadar kötü olduğunun farkında değildim aslında. Annem eve hiç bakmamış olduğumu söyleyince gördüm aslında hiçbir bok yapamadığımı veya yapmadığımı. Artık kadın da çağırmıyorum eve. Offf offf)

Tüm bunlar arasında Candas hala alkış, baş baş veya bay bay yapmadığı için başlayan pedagog koşturmacalarımız Özel Eğitim alması gerekliliği ile noktalandı. Bir merkeze başladık ama 1 kez gittikten sonra bıraktık. Şimdi tüm testler yeniden yapılyor ve o sonuçlara göre karar verilecek. Benim görüşüm ise özel eğitime başlatılacağımız yönünde. Çünkü Candaş gelişim göstermiyor ne yazık ki :(((

Ben nasıl anneyim sorusuna gelince:
Ben kendimi yetersiz ve aciz hissediyorum. Zor günler geçirdik gerçekten ama oğluma yetemiyorum. Aslındaa yapmam gerekenleri yeterince yapmadığımı düşünüyorum. Moral bozukluğu, stres ve geleceği görememek benim Candaş'la igilenmemi negatif etkiledi sanırım. Duygularımı O'na da yansıttım. Gelişimi öyle kafama takılıyor ki rüyamda Candaş'ı alkış yaparken gördüm. Sabah kalktığımda sanki gerçekmiş gibi alkış bekledim O'ndan, tık yoktu tabii.. Bir de öyle birşey ki, çok ilginç durumlar karşısında tepki göstermiyr. Zile basılıyor mesela, heyecanlanıp kapıya gitmesini istiyorum, sadece yüzüme bakıyor. Oyuncaklarıyla oynamayı hiç istemiyor. Kim gel derse hemen kucağına atlıyor ve bizim o ortamdan uzaklaşmamız O'nu hiç etkilemiyor.

Tabii soruyorum kendime sürekli, "ben nerede hata yaptım" diye...

  1 Yas Gidiklanmasi (9)  1 Yas Gidiklanmasi (2)

                                                 Babam ve ben

Yeterince ilgilenmediğime karar veriyorum veya doğru şeklide yaklaşmadığıma.

Yeme sorunu mesela,

Candaş aylarca fışkıra fıkıra kustu. Şimdi ise hiçbirşey yemiyor. Ama annelerin çoğu çocuğunun yemediğinden yakınır İşte öyle değil, Candaş 1 kaşık dahi yemiyor. Geçmişe dönüp baktığımda kendimde çok hata gördüm. Kusmalarının bol olduğu zamanlarda 1 öğünde 1 kase yemesi gerekir diye o kaseyi Candaş'a yedirene kadar uğraşırdım, yavrum da açar ağzını yerdi. Sonuç ise 1 dakika sonra fışkıra fışkra kusma...Hem de boğulurcasına...

Şimdi o kasenin 1/4'ünü yese bugün çok güzel yedi diyorum. O dönemde oğluma ne eziyet ettiğimi görüyorum bu sayede. Öyle pişmanım ki, Candaş'ın yüzüne bakarken utanıyorum, öyle bir utanma ki, yerin dibine geçesim geliyor. Şuan bile Candaş'ın o dönemde gözümün içine bakışı aklıma geliyor da gözlerim doluyor. Sonuç olarak 1 yaşında 6,5 kg, 68 c lik küçük adam oldu.

Çok utanıyorum çokkkk...Zamanı geri alabilmeyi öyle çok istiyorum ki....

Annelik içgüdüsel derler ya, ben katılmıyorum. Evet içgüdülerimiz de var ama annelik kesinlikle tecrübeyle öğreniliyor. Yaşadıkça görüyorsun birşeyleri.

1 Yas Gidiklanmasi (12)  1 Yas Gidiklanmasi (10)

Son dönemlerde doktorlarda öyle koşturuyoruz ki Candaş'ın tüm düzeni bozuldu.

Yemek, oyun ve hatta uykusu bile. Uykusu bile diyorum, çünkü en iyi şeyi uyku düzeni idi. Saatleri hiç şaşmazdı. Şimdi uyumamak için çığlık çığlığa ağlıyor.

Biraz moral bulalım istedik, Candaş 1 yaşında diye normal oto koltuğu almaya gittik. O'nun için en iyisini alalım istedik. Maxi Cosi Tobi'de karar vermişken Toyiki'ye de uğrayalım dedik. Oradaki çok bilgili görevli tüm koltuk modellerini test ederek gösterince bize, en emniyetlisinin Britax Römer olduğuna karar verip onu aldık. OĞlumuz gelişimsel olarak büyümese de biz 1 yaş koltuğuna geçerek kendimizi iyi hissetmeye çalıştık. Bizim hislerimiz geçici idi ama Candaş bu düz oturulan koltuğu pek sevdi, gözü hep dışarıda artık.

27 nisan Oto Koltugu Alma Gunu (5) 27 nisan Oto Koltugu Alma Gunu (2)

                     Mağazada koltuk denemeleri

 

                  Yeni koltuğumuzla arabada ilk seyahat

Bu arada ilk kez teyzemin kızı Nazlı ile ayak üstü de olsa tanıştım. Çok tatlı, bıcır bıcır.

Kendisi 3 sene önce 32 hafta 980 gr olarak doğmuş, ama şimdi persantilin % 70'ine gelmiş bir harika çocuk

29 Nisan-Nazli Nazli (4)    Sapka

Tülay teyzemle de tanıştım     Bu da yazlık yeni şapkamla ben

Benim bu yazımı okuyan bir çok kişi diyecek ki, "Gülay kendine haksızlık etmişsin, sen iyi bir annesin".

Bence öyle değilim. Benim zorluklarla elde ettiğim bir çocuğum var ve ben O'nun için yeterince şey yapmıyorum. Bu aşikar. Doktora gitmekle, birşeyleri araştırmakla işlerin yoluna girmesini bekliyorum sanırım ama olmuyor. Yetememişim oğluma, eksiğim.

Ama şu da bir gerçek tek başına birşeyler olmuyor. 1 senedir evdeyiz, kapımız doğru düzgün çalınmadı, destek veren kimse yok, gelip yardımcı olayım diyen yok. Heee, başkalarının sorunu mu bu, tabii ki değil. Çocuk benim çocuğum olduğuna göre sorun da benim sorunum. Galiba depresyondayım, sinirlerim bozuk yalnızım. Tüm arkadaşlarım teker teker yok oldu çevremden. Haksız da değiller hani, ortak noktalarımız kalmadı artık. Benim muhabbetim onları sarmıyor.

Ama ben bugünden tezi yok, titreyip kendime geliyorum. Geç bile kaldım. Oğlum için herşeyi yapacağım, eminim güzel sonuçlar da alacağım. O benim kahramanım, küçük büyük adamım. Dünyaya yalnız geldik ve yalnız yaşıyoruz işte. Ben yavruma güzel bir gelecek için, kendi ayakları üstünde durması için elimden gelenin en iyisini yapacağım.

Süper anne olamam, çünkü kusursuz değilim, hatta çok kusurluyum.

Şuanda ..om ..ok bir anneyim ama daha iyisi olacağım.

Oğlum benim hayatım, hayatımın alamı.

......

İçinizi daralttığım için kusura bakmayın.

Hoşçakalın

« Önceki :: Sonraki »