Hayata Tutunma (680 Gramlik Bebekten)-1



BEKEN'IM & CANDAS'IM

9/4/2009

AMERİKAN HASTANESİ'NDE DOLANDIM DURDUM

Dün tüm gece boyu gibi süren kabuslar gördüm.
Amerikan Hastanesi Yoğun Bakımı'ndaydım.
Kuvözlerin arasında dolandım durdum. Bir oğlumun bir kızımın başındaydım. Kaybedilen bir bebek vardı, kız bebeği, benim bebeğim. Adı neydi bilmiyorum, belki Beken, belki Stephanie...
Herşey çok kötüyken bile gülen gözlerle bana bakan hemşireler vardı, bize pozitif enerji vermeye çalışan.
Candaş'ın "anneeee" diye acıklı acıklı ağlamasıyla uyandım. Sanki O da aynı kabusu görmüştü ve beni çağırıyordu. Yanına gittiğimde uyuyordu küçük adam. Bebeğimi kaybetmenin acısı vardı yüreğimde sabah sabah. Gözlerimde yaşlar, yüreğimde burukluk. Beken'imi kaybettiğimde dökemediğim gözyaşları sıralanmıştı boğazıma. Dışarı çıkmak için benim gibi hissettiğim başka bebekleri, başka çocukları beklemişlerdi.
Seren Serengil'in minik kızının acısıydı bu. Aynı anları, aynı duyguları yaşadım O'nunla. Nasıl düğüm düğümdür boğazı şimdi diye daha da acı duydum içimde. Keşke bir yerlerde karşılaşsam da biraz dinlesem O'nu istedim.
Belki de Beken'imle aynı odayı paylaşmıştı Minik Stephanie...
Hepsi için aynı acıyı yaşadığıma göre ne önemi var ki kimin bebeği olduğunun?
Bizim yavrularımız Onlar.
Allah tüm bebeklere sağlıklı ömürler versin.
Lilypie 3rd Birthday PicLilypie 3rd Birthday Ticker

22/1/2008

YAŞ-LANDIM

    

Zaman çabuk geçer diyenlere gülerken bizim de başımıza geldi. Yaşarken çabuk geçmemişti o kötü günler ama şimdi geriye bakınca hastane sonrasının çabuk geçtiğini söyleyebilirim.

Aslında yazmak istediğim çok şey var ama bugün eskiyi konuşarak hüzünlenmeyelim diyorum ve doğum günü partimizi anlatıyorum.

Candaş'ın akciğerleri hala tam gelişmediği için biz kapalı ortamlara girmiyoruz, eve de misafir alamıyoruz bu yüzden. Tam grip mevsimine gelen doğum günümüzü bize hayat veren insanlarla kutlamaya karar verdik, aslında hiç düşünmedik, planlar Amerikan Hastanesi olarak kendiliğinden gelişti.

1 yılda hastanemiz çok değişti, doktorlarımız Dr. Pınar Dayanıklı ve Dr. Gülnihal Şarman hastaneden ayrıldılar, hemşire ablalarımızın da neredeyse yarısı ayrıldı. Biz herkesi tek tek arayıp biraraya getirmeye çalıştık, uzak olanlar gelemedi tabii. Gelenlerle yaptığımız kutlamacık çok güzeldi, herşeyden önce çok anlamlıydı.

Daha aylar öncesine kadar 580 gr gelen Kömür Bebek 1, şimdi 6300 gr çok tatlı !!! bir erkek oldu. Hal böyle olunca kucaktan kucağa gezdi tabii.

Elma Kurdu şeklinde bir pasta siparişi verdim, elmanın içinden kafasını çıkarmış dışarıyı seyreden serseri bir elma kurdu...tam oğlumun kopyası...Üstüne "Hoşgeldin Elma Kurdum" yazılsın istemiştim ama "M" harfi telefonda yok olmuş...Tadı çok güzeldi ama pastanın.

(Kurtlu pastaaaa- Katalogda 15 kişilik olan tam elma şeklindeydi, sayı 20 olunca elma da nara dönüşmüş biraz...)

Doğum günü süsleri aldık, yoğun bakımın mutfağını süsledik (yoğun bakımdan ayrı bir yerde, yanlış anlaşılmasın).

Saat 16.00 demiştik, biz 15.00 te orada olup süsleme yapacaktık ama Nişantaşı trafiğinde saat 16.00'da orada olabildik. Nazan Ablamız gelmişti ve bizi bekliyordu. Masayı hazırladık, banneri astık. Derken herkes toplandı. Nazan, Selvinaz, Reyhan Ablalarımız hastaneden ayrıldıkları halde bizim için oradaydılar. Çok mutlu olduk Onlar'ın da gelişiyle. Tülin Ablamız o gün çalışmadığı halde bizi yalnız bırakmadı. Dr. Canan, Mergül, Buket, Selin Ablalarımız yolumuzu gözleyenlerdi.

 

 İlk gelen kişi Nazan Ablam beni severken, ben de saldırılacak eşyaları tespit ederken...

Sağdan sola : Tülin Ablam, Ben, Reyhan Ablam, Nazan Dayım!!!

Gözüme birşey kestirip fırlamaya çalışırken Buket Ablamla...

               

               Parti yorgunuyken Selin Ablamla....

              

               Tüm şirinliğimi takınmışken Selvinaz Ablamla...

              

                Tülin Ablam mı beni eğlendiriyor, yoksa ben mi O'nu????

Parti başlasın artıkkk...

 

Herseyi ayarladik ve kutlama başladı. Sevgili Canito'dan duyduğum afilli mumdan aldım. Yaprakları kapalı bir çiçek, her bir yaprakta minik mumlar var. Mumların ortasında bir tel var, o teli yakıyorsun, 20-30cm ışık hüzmesi yükseliyor önce, sonra minik mumlar yanıyor, yanarken kapalı olan yapraklar doğum günü müziği eşliğinde açılıyor ve döne döne müzik devam ediyor, ta ki pili bitene kadar...Ya da teli kesene kadar...

Mum çok ilgi gördü, çok güzeldi.

Üstümüzdek tişört de doğum gününe özel tişört. Yukarıda resmi olan, arkasında "Candaş 1 Yaşında" yazan

Sonra herkesden izin alıp Candaş'ın pastasını mıncıklamasına ve elma kurdunun kafasını koparıp ağzına sokmasına izin verdim. Yapma diyenlere inat hem de...

 

1 yasi (4)  1 yasi (3)

Benim akıllı oğlum, yaladı yaladı sonra kusup çıkardı o kurtçuğu. Kustu diyince kötü birşey gibi algılamayın, gülücükler arasında çıkardı.

Sonrasında pastalarımızı yiyip dağıldık. Biz çok mutlu olduk; hayatımızın en önemli kişileri ile en güzel günümüzü kutlamaktan. Birlikte ağladığımız insanlarla güldük bu defa.

Candaş çok keyifliydi, uyku saati de çoktan geçmiş olmasına rağmen sürekli sırıtma modundaydı hep, her gel diyene uzattı kollarını.

Herkese Candaş'ın eski ve yeni halinden birer resim olan kupa baskıları yaptırdık, unutulmamak için :))) Ben hastane panosu için bir yazı hazırlamıştım, etrafında da 1 yıllık resimerimizin olduğu. Ama babamız baskıdan almayı unuttu, ben de yanımda götürdüğüm yazıyı orada okumayı unuttum, ama 1-2 güne kadar ablalarımıza ulaştıracağız onu.

Partiye katılan ve katılmak için çabalayan herkese çok teşekkürler.

Sizler sayesinde geldiğimiz bugünümüzde bizi yalnız bırakmadınız.

Bizim Amerikan Hastanesi'ne geçişimiz Başhekim Dr. Satia Advan sayesinde olmuştu. O gün O'nun da aramızda olmasını istedik ama maalesef katılamadı. O'na sonsuz teşekkürler ediyoruz ve minnetimizi anlatacak kelime bulamıyoruz.

Bize hakkı geçen, Candaş'ın gülümsemesine her şekilde katkıda bulunan herkese çok teşeşkkürler. Sizler hayatımızın en önemli kişilerisiniz ve hep öyle kalacaksınız.

Sizleri tanıdığım için çok şanslıyıım.

Tanımakla kendimi şanslı hissetiğim biri daha var tabii, sevgili Anıl.

Uğurböceği Ömer'in annesi. Anıl da Ömer'in blogunda Candaş'ın dogum gununu kutlamış, çok teşekkür ediyorum Anıl'a da...

Iyi ki varsin.

Ali Candaş'ın abisi Ömer'in blogu:

www.omercigimiz.blogcu.com

Hoşcakalın

Lilypie 3rd Birthday PicLilypie 3rd Birthday Ticker

21/1/2008

1 YIL OLMUŞ CANDAŞ DOĞALI, GALİBA BÜYÜDÜK!!!!

 

21 Ocak 2007 saat 18.40'da doğdu minik Elma Kurdum; kıvrım kıvrım, mosmor ve hareketsiz öylece hemşirenin avucunun içinde duran nur topu gibi salyangoz kabuğum olmuştu. Ağlamanın en çok istendiği o tek anda duyduğum sadece koşuşturan yoğun bakım ekibinin ayak sesleriydi, bilinmezliklere atılan adımlardan çıkan. Kafamdaki binlerce sorular arasında 18.45'te de diğer elma kurdum da doğdu, Candaş'ın görüntüsünden sonra bakamadım minik kızıma...Yıkık bir kadındım ve o gücü bulamadım kendimde.

Neler yaşandı, neler geçti...Acı sireniyle, yoğun bir pazar trafiği arasında arasında beni hastaneye götüren ambulanstayım hala, doğum olmasın, daha sonra, daha sonra diyorum.

Şimdi tam bir yıl olmuş, nasıl geçti gerçekten bilmiyorum. 

Benim dünyalar tatlısı elma kurdum kıpır kıpır kollarımda şimdi ve 1 yaşına girmiş.

680 gr, 30 cm idi, 1. aylıkken 582 gr idi sadece. Şimdi kronolojik 12 ay, duzeltilmiş 9 aylık ve 6300 gr, 66 cm.lik minik bir dev adam oldu.

İlk şapkası bir corabın esik ön kısmı idi, çizgi film kahramanları gibi duran...

Biz bugün doğum günümüzü hayatmızın en anlamlı kişileriyle kutluyoruz sadece, Amerikan Hastanesi ekibiyle. Asıl doğum günü partisini de hastaneden çıkışımızın ve düzeltilmiş yaşımzıın ( yaklaşık) yıldönümnde hep beraber kutlayacağız.

Canım oğlum, iyi ki bizimlesin...Ben bu yazıyı yazarken sürünerek ayaklarımın altına kadar geldn ve bana kızıyorsun seninle ilgilenmediğim için...

Sen bizim dünyamızsın....

(Bu giriş yazısı, asıl yazımız da pek yakında gelecek...)                           

Lilypie 3rd Birthday PicLilypie 3rd Birthday Ticker

4/12/2007

GIDI GIDI GIDIIIIII

2 ay aradan sonra düzeltilmiş 7. ay kontrolümüz için hastanemizdeydik.

 Gıdı gıdı....

Geçen kontrolden sonra Ali'nin yemesi çok azaldı ve kusmaları başladı. Aldığı miktar ise iyice azalmıştı. 1 ay önce tarttığımızda sadece 300 gr almıştı. Ondan sonra ise beterin beteri vardır sözü gerçek oldu ve Ali iyice yemeden kesildi. Yemek yedirmeye niyetlendiğimiz anda kusuyordu fışkıra fışkıra. Bir gastroentereloga götürmeye karar verdik, aradım da bir profesörü. Ama Ali'nin yeme sorununun kaynağının benim endişelerim olduğunu söyledi ve rahat bırak çocuğu dedi. Ben de rahat bıraktım, sonuç felaketti. 2 gün boyunca neredeyse hiç yemedi. Kilo verdi, doktorumuzu aradım, hastaneye götürmemizi istedi. Ertesi gün biraz daha iyileşti durum da gitmemize gerek kalmadı.

Ali kontrolde bizi yalancı çıkarırcasına 1 ayda 600 gram almıştı, biz resmen uçuyorduk, çünkü 100 gr bile almış olsa şükredecektik. Aslan parçası 600 gram almıştı. Doktorumuz Ali'nin az yemesi ve çok hareketli olmasına rağmen gayet iyi kilo aldığını söyledi. Hepimiz çok mutluyduk :)) 

             

En çok da Ali Candaş mutluydu sanırım. Muayene masasının örtüsünün hışırtısına bayıldı. Sürekli tepindi üstünde ve resimde gördüğünüz gibi kendini doladı onlara iyice, yemeye çalıştı hatta. Doktor Teyzemize de acayip cilveler yaptı. Kim demiş erkekler cilve yapmaz diye :))))

Çıplak olmak neden bu kadar mutlu eder acaba?

Kilo : 5.800 gram                 Boy: 64 cm            Baş Çevresi: 42 cm

Kilo 2 ayda 900 gr, boy 7 cm, baş çevresi 1,5 cm arttı.

Persantilde %  -- 20 lerdeyiz ;((((

Sürünüyoruz yani.

Kilomuz az gibi gözüküyor ama aslında az değil. Şöyle ki;

Biz Amerikan Hastanesi'ne geldiğimizde Ali sadece 582 gr idi. Yani şimdiki kilosunun 10'da biri. Hangi çocuk 10 ayda kilosunun 10 katına çıkabilir ki??? 25 haftalık ileri derece bir premature tabii ki :)))))

Kontrolümüzde Melek Buse'de vardı aslında. Onunla da görüştük, kocaman olmuş O da. Resim de çektik aslında ama babamız resimleri güzel çekememiş diye koymadık.

Her zamanki gibi yoğun bakımdaki ablalarımızı da ziyaret ettik. Ekip çok değiştiğinden tanıdık az bulurduk. Ama bu sefer herkes oradaysa neredeyse. Bizimki bir cilveli, bir sıcakkanlıydı ki sormayın. Kucaktan kucağa gezdi durdu. Hatta Aksel Ablamız O'nu kaçırıp içeriye götürdü. Hayat savaşı verdiği yeri ziyaret etti. Oradaki bebeklere moral verdi, "bakın ben 580 gr dan nerelere geldim, ha gayret, savaşmaya devam edin" dedi Onlar'a.

Sonra Tülin Ablamızı gördük. "Oooo, bu ne kadar yakışıklı olmuş" dedi, hatta asıldı Ali'ye. Ama benim oğlum ne kadar ağır adam bakın şuna :))))

Tam gidiyorduk ki Hürü Ablamız da yemekten döndü ve O'nu da gördük. Ali Candaş'ın transferini O'nunla yapmıştık. Ekipten ilk tanıştığımız kişi yani...

İşte böyleydi 7. ay gıdıklanmamız. Doktor Teyzeyle resim çekmeyi unutmuşuz ne yazık ki bu sefer. Artık bir dahaki gıdıklanmaya. 

Gıdıklanma maceramız bu kadardı. Şimdi diğer maceralarda sıra:

27 kasim sabah keyfi (5)  27 kasim sabah keyfi (1)

                                                Sabah keyfimiz....

29 kasim (25)          24 kasim (17)

Bu çiçeği görünce deliriyor, eller havada     Arabadayken uykudan uyanıp

çırpınıyor. Yaprağından tutup o koca           şaşkın şaşkın babayı inceliyor...    

çiçeği nasıl kaldırabildiğini hala

anlayamıyoruz. O saksı Ali'den daha ağır.

2 aralik (12)  2 aralik (15)

Geçen pazar hava güneşli diye hemen atladık Yeniköy Sahiline gittik. Simit, peynir, zeytin ve çay...Tabii dünyanın en güzel manzarasına karşı olunca daha da lezzetli oluyor...

Havayı kaçırmamak için evden çıkarken eldiven almayı unutunca elleri ısıtmak yedek çoraplara düştü tabii. Amaç elleri ısıtmak değil mi, görüntü bazen bozulsa da olur herhalde.

Şimdilik bizden bu kadar.

Görüşmek üzere....

Lilypie 3rd Birthday PicLilypie 3rd Birthday Ticker

16/5/2007

GIDIKLANMA GÜNÜ VE İLK MİSAFİRİM

Evet işte heyecanla beklenen gün geldi: Ali büyüdü mü? Kilo aldı mı? Fıtık mı değil mi? derken bugün gıdıklanma  kontrolumuze gittik. Doktor Pınar Ablam beni beğendi, büyümüşüm.

 

   

Kilom 2300 gr. olmuş.                                  Boyum ise 45 cm. olmuş.

2 haftada 400 gr almışım.                              Tam 2 cm uzamışım.

 

 

Baştan aşağı heryerimi gıdıkladı Pınar Ablam. İyiymişim, büyüyormuşum.

Geçen hafta "Aaaaa bu çocuk fıtık oldu" diye annem-babam beni doktora götürmüşlerdi.

Doktor amca da "Hayır, fıtık değil" demişti. Ama bugun Pınar Ablam bize kötü haber

verdi, ben fıtık olmuşum. 3 kilogramı geçince de ameliyat olmalıymışım. Bizimkiler

üzüldüler yine ama ben anlayamadım. Egemen Amcam yoktu bugün, olsaydı ona göstereceklerdi yine beni. Ohhhh, şimdilik kurtuldum.

 

  

Bir de nazan Ablamı gördüm bugün. Çok özlemiştim onu da, o da beni

özlemiş olacak ki çok sevdi beni. Aslında ben Melek'i de görmek istiyordum

ama bizi içeri almadılar. Küssem mi acaba onlara? Onlar benim süt kardeşimi

göstermediler bana.

Gıdıklanma gününden notlar işte böyle.

 

Pazartesi, yani 14 Mayıs 2007 günü bana ilk defa ziyaretçi geldi: Nejla Teyzem.

Çok sevindim onu gördüğüme. Çünkü ben annemim karnındayken O hep

bizim yanımıza geldi, yardım etti anneme. Ben de yüzünü hep merak ediyordum,

güzel bi' kızmış 

 

                             

 

        Ne o? Beğenemedin mi? O surat ne öyle???? Çok küçükmüşüm, öyle dedi.

        Ne kadar komik biri bu böyle. Ben koccaman adamım yahu!!!!!

 

        

     Nasılım???? Bu tavşan bereyi Nejla Teyzem yılbaşı hediyesi

       olarak getirmişti bize. Şimdiye giymek kısmetmiş ancak.

 

                                           

 

Nejla Teyzem diyo ki, ben O'na Nejla diyecekmişim. teyze demicekmişim.

Çaktırmayın ama kendini benimle yaşıt sanıyor. Neyse boşverrrr, beni gezmeye

götürecekmiş, hamburger yiyecekmişiz beraber. Olsun, ben sana "Laz Kızı" bile

derim Nejlacım  

Lilypie 3rd Birthday PicLilypie 3rd Birthday Ticker
« Önceki ::

Kenan Doğulu - En Kıymetli 2009 Zamanla.Net Zmuzik.Net
Yükleyen Zamanlanet. - Yüksek çözünürlüklü video keyfini yaşayın!