BİZDE SON DURUM
Doğum günleri yaşarken bizim maceralar biraz eksik kaldı bu aralar.
Biz kronolojik 12 ay, düzeltilmiş 9 ayda dolanırken son zamanlarda gelişmeler gösteriyoruz.
Artık sürünmeyi iyice ilerlettik, aktif olarak sürünmeye 10 Ocakta başladık, 17 Ocakta biz evimizin holundeyken sesimize doğru sürünerek geldi bizim elma kurdumuz, ilk kez oda dışına çıkmış oldu böylece.

Özgürlük....

18 Ocakta da bir sürpriz yaptı bize. Ana kucağında mama yemeye itiraz ederken arkaya dönüp tutunarak ayağa kalkmaz mı?
Yok canımmm, tesadüf oldu herhalde, daha yapamaz derken akşama tekrar aynı hareketle şaşırttı bizi. Şimdi sürekli kalkıyor. Ama hafif eğimli yerlerden destek alarak kalkıyor sadece, koltuğa tutunamıyor mesela. Dizlerimden destek alıp kalkıyor, hatta elini bile değiştiriyor, adım atmaya çalışıyor.

Bu anakucağında hep ters dönerek kalkardı. Ama bugün (29 Ocak 2008) ters durumdayken ellerini değiştirip düz konuma geçti.

Tabii hala emekleyemiyoruz ve oturamıyoruz. Gerçi desteksiz oturma sürelerimiz oldukça uzadı ama hala bağımsız olarak yapamıyor.

Ayağı mama sandalyesinin üstüne atmak, bugünlerdeki favori hareketimiz.
Ayna ayna güzel ayna...Söyle var mı Candaş'tan güzeli????

Bu da en favori oyunumuz...Masada tabaklara saldırıp avuşladığımız yemekleri ağız dışında heryere yedirmek...Kedi alsak eve buradan doyar mı acaba?

Araplık var galiba soyumuzda ki, bu adam pilav avuçlamaya bayılıyor.

Babam 44 yaşında. Yaşasınnn, yine pasta avuçlamaca oynuyoruz.....
Babamızın doğum gününden kareler...

Bu resmi Candaş çekti. Yani babamız öyle diyor, parmağını hazırlamış, annesinin odaya girişini beklemiş....

Çirkin Surat...

Şımarık surat...
Candaş'a duyduğum sevgi konusunda hergün hayrete düşüyorum. Sevginin ne olduğunu Candaş'la öğrendim, sanki hiç yaşamamışım gibi sevgiyi. Diyorum ki, daha fazla sevemem herhalde, sınırı-sonu budur diyorum, ama hergün kendime yalancı çıkıyorum. Nasıl birşey bu anlayamıyorum bir türlü. Sevdikçe daha da artıyor, daha da artıyor sevgim...
Hergün yeni şeyler öğrendiğini, yaptığını görmek ise ayrı bir güzellik. Masada yemeklere saldırıyor, herşeyi yere atıyor, hem de yüzüme bakarak yapıyor bunu. Oyle gurur duyuyorum ki o zaman O'nunla...Benim oğlum bunları yapabiliyor diyorum. Şükürler olsun ki O'nun bugünlerini gördük.






