Hayata Tutunma (680 Gramlik Bebekten)-1




BEKEN'IM & CANDAS'IM

3/8/2009

TERRIBLE 2

24 Haziran 2009 (3)
Terrible 2...
Böyle demişler 2 yaş için.
Küçük adam kreşe başladığı dönem dibine kadar yaşattı bize terrible 2'yu. Çok şükür ki kreşe alışınca bitti.
Şu aralar 2 yaşın çoğu özelliklerini gösteriyor.
En spesifiği "benim, ben yapacam, kendim" sözleri.
Dünyadaki herşey mutlaka O'nundur, aksi tartışılamaz bile.
Herşeyi sadece O yapabilir. "Ben yapacam, kendim yapacam" en sık geçen kelimeler.
Konuşma konusunda aştı artık kendini. Mantık yürütmeleri başladı, nesneleri tanımlıyor artık.
16 Haziran 2009 (4)
"Sandalyeye oturulur, masada yemek yenir, üşüyünce mont giyilir" vs. Hatta büyük binaların üstündeki kırmızı ışıkları görünce,
"Kığmızı ışık yanığor, çünkü uçak çarpmazzzz" diyor.
Rakamları iyice tanıyor, çok güzel sayıyor.
Bazı harfleri de tanıyor.
En büyük zevki kitap okumak. Yatağının içi bile kitap dolu.
Uykularından bezi kuru uyanıyor, ancak tuvalete hiç oturmuyor. Kreşte eğitime başlayacaklar bugün. Hayırlısı diyelim...
Her cümlesi çünkü ile başlıyor.
Kendi kendine konuşuyor konuşuyor, çünkü...çünkü...devamını getiremediğinde
"çünkü ama neden" diye bitirip bana bırakıyor sözü.
"O kim?"   "Bu nedir?" son günlerde bolca dilinde. Dışarıda oturduğumuzda tüm masalardaki herkesi tek tek soruyor, o kim? Peki o kim? bu kim?
defalarca sürüyor böyle.
Şarkılar ve müzik aletleri en çok sevdikleri şuaralar. Tüm müzik aletlerini sıralıyor ortaya. Radyoda duyduğu şarkıları bile doğru söylemeye başladı bir de.
Anne gelsin, baba gitsin.... en sevdiği cümlelerden. Benim aşkıma karşılık veriyor artık sanırım :))
Nereye gidelim dediğimizde cevap hazır:
"kappura gidelim, bobling oynamaya"....(Carrefoour oluyor bu.  Kidyland)
16 Haziran 2009 (5)

Lilypie 3rd Birthday PicLilypie 3rd Birthday Ticker

8/7/2009

DİYALOGLAR

Küçük adamla bazı diyaloglar:
Dut yesin diye bir tabak dut ortada. Sol eline bir tane aldı, bir türlü ağzına gitmiyor. Sağ eli ise sürekli dut alıyor ve benim ağzıma aralıksız tıkıyor. "Tamam artık istemiyorum" dediğim anda, ani bir hareketle babasının ağzına tıkıyor, "o zaman baba yesin".
*************
Trafikte gidiyoruz. Kırmızı ışıkta durduk.
"Aaaa, biz duyuyoyuz, çünkü kığmızı ışık yandı.
Biz gidecez, çünkü yişil yanacak.
Sarı ışıkta beyiyoyuzzzz".
**************
Şarkı öğrenmiş, "köpeğim hav hav hav hav der, köpeğim benden ne ister?"
Şarkıyı bize söyletiyor, kendisi kol bastı oynuyor. Ne isterde duruyor "eettttt" diye bağırıp kol-bacak bastı devam ediyor. Eşek ot yerden sonra inek ne ister sorusu geliyor,
"inek de ot ister" diyip kol bastıya devam.
**************
"Gündüzleri güneş gelir, geceleri aydede...çünkü kağanlık olmuşşşş"
**************
Evin içinde anneye ait toka-küpe-kolye ne buluırsa hemen alıp bana getiriyor.
"Bu anneninnn. Tokayı anneler takar, çünkü anne kadın. Babalar takmaz, çünkü baba eğkek.
Candaşlar da takmaz"
**************
Geçen gün kreşten çıktık, Bediş Annesi  (kreşteki bakıcı annesi) de bizimle geliyor akşamları.
O'na anlatıyor "biz oka gitcez" diye.
Ben anlatıyorum Bediş Anneye, "Carrefour'a ok diyor" diye. Ambleminde ok işareti olduğu için.
Arabada sürekli "anne, cafosun kosuna gidelim" diyor. 
"Oğlum anlamıyorum nereye gidelim" diyorum.
Sürekli  tekrarlıyor, anlamnıyorum ne dediğini deliriyorum. Bediş Anne bir yandan ben bir yandan deliriyoruz anlayabilmek için.
Yarım saat sürüyor bu muhabbet.
Orada ne var diye soruyoruz, belki ipucu çıkar diye.
Yok, anlamıyoruz.
E-5 te durduruyorum arabayı, anlamalıyım nereye gitmek istediğini diye.
Bediş anne soruyor en son:
"Carrefoura mı gitmek istiyorsun oğlum?"
"Bir sevinç çığlığı geliyor küçük adamdan
"Eğettt, eğettt" diye.
Carrefourun okusuymuş söylediği meğer.
Gittik tabi sonra
****************
HJayatında hoşuna giden herşeyi mutlaka Bediş Annesi yapmıştır.
****************
Kreşten alıyorum akşamları, hadi gidelim diyorum,
"ı-ıhhh" diyor.
"Bediş Anne gelecek".
****************
Bir arkadaşım diyor ki,
"Bediş Anne binmesin sizin arabaya"
Arkadaşım aforoz ediliyor çığlıklarla, kovuyor O'nu yanımızdan.
Kreşe alışması çok güzel birşey tabii. Cumartesi günü uyanmış, gitmiş kapıya, okula gidecekmişiz.
*****************
Kırmızı ayakkabı hastalığımız var bu aralar. İlle de kırmızı ayakkabı giyilecek her zaman.
Geçen ikna ettim başka ayakkabılarını giydsirmek için. Çıktık evden, asansörden indik. Hatırladı kırmızı ayakkabılarını giymediğini, çığlık çığlığa kırmızı ayakkabı diye.
18. kata geri dönüp kırmızı ayakkabıları giydik yine yeniden.
*****************
Gittiğimiz heryerde masa düzenimiz belli, kimse onun dışında bir yere oturamaz.
Kare masada duvar tarafı Candaş'ın, yanında ben, karşıda baba. Geçenlerde okulumun yemeği vardı, bir arkadaşımı oturduğu yerden kaldırdı:
"Orası annein yeri"
*****************
Aklıma gelenler bunlar. Çok daha ilginçleri vardı ama düşününce akla gelmez işte.
Lilypie 3rd Birthday PicLilypie 3rd Birthday Ticker

3/7/2009

KREŞ

Küçük adamın blogu burası ama bağımlı bir blog.
Anasına bağımlı tabii.
13 06 09 (4)
En son hastane maceramızdan sonra film kopmuş bende. Biraz toparlamak lazım.
Hastane sonrası 1 hafta izin aldım ve küçük adam iyice toparladı, hem de birlikte vakit geçirdik biraz.
Sonra tekrar kreşe başladı.
Nasıldı diye soranlara kabus işte budur diyorum.
25 Mayis 2009 (8)
Şöyle ki, sabahları yatağında daha uyurken otomatiğe bağlanmış şekilde, kafa iki yana aralıksız sallanarak "hayıyyy, hayıyyy, hayıyyyy" diye bir başlıyordu. Bir dakika bile ara vermeden 2,5 saat sürdüğü bile oldu. Evden çıkmamak için kapılara tutunmak, sonrasnda kafasını kapılara-duvarlara vurmak, beni tırmalamak-dövmek (yüzümde bilimum darp izleri bile oluşmuştu), agresif hareketler vs vs.
2 Haziran 09
Evden güçlükle çıktıktan sonra yol boyu ağlama, kreş kapısında "anne, hayır" diyerek gözlerimin içine en derininden, en acıklısından bakışlar...
"annne, hayıyyy, anne hayıyyy, anne hayıyyy" diyerek çıldıran çocuğu ise kucağından kopartıp kanırtırcasına kreşe bırakmak ve o psikolojiyle işe gitmek.
Sonrasında gün boyu ağzına lokma girmeden, hatta yemek mamasına bile oturmadan, kreş kapısının tam karşısına otururp kafasını öne-arkaya salllayarak "anne gelecek, anne gelecek, anne gelecek" şeklinde geçen dolu dolu bir gün.
2 Haziran 09 (2)
Bayılırcasına gidilen öğlen uykusu ve uyandığında kaldığı yerden devam.
Akşam gittiğinde sesi, ne söylediği bile anlaşılmayacak kadar kısılmış bir çocuk....
İşte böyleydi ilk günler. Hatta haftalar. Ömrümden ömür gitti dedirtecek bir dönemdi. Ne yapmalılar arasında geçirdim. Kreşten alıp bakıcı tutulabilirdi, ama bir süre sonra tekrar kreşe geldiğinde bu süreç sıfırdan ve de daha ağır şekilde yaşanabilirdi.
"Sabret geçecek" sözlerine yalandan inanmak istemekle geçen ilk hafta kabustu.
2. hafta daha ılımlıydı.
Yok bu çocuk alışamayacak derken azalmaya başlayan ağlamalar ve bakıcı annesinin adını söylemeler evde....
25 05 2009 (1)
Hergün daha iyiye gitti ve şuan tam kadro kreşin 1. ayı bitti.
Çok şükür. küçük adam daha keyifli, ben daha keyifliyim. Kreşin parkının hizmete girmesi ise ayrı bir mutlu etti küçük adamı.
Bundan sonra da hastalıksız ve daha keyifli olur umarım. 

Lilypie 3rd Birthday PicLilypie 3rd Birthday Ticker

12/5/2009

BUGÜN ÇOK ÖNEMLİ BİRGÜN

12 Mayis 2009 (7)
Bugün çok önemli birgün.
Küçük adam kronolojik 28 aylık, düzeltilmiş ise neredeyse 25.
Dün akşam bir hareket vardı evimizde. Önce fotolar gelsin, tahmin yürütün ne olduğuna dair.
11 Mayıs 2009 Okula Hazirlik (4)
Fotoğraflardaki eşyalar:
2 adet çarşaf, bir pike, yastık, yastık kılıfı.
Bol miktarda body, 2 takım pijama, 3 tişört, 3şort, 3 çorap, patik.
Eee, neden dizildi acaba bunlar?
***********
12 Mayis 2009
Bu sabah erkenden kalktık, kırmızı eşofmanlarını giydirdim küçük adama.  İşe çıkış saatimde beraber çıktık evden, ve hastane yoluna gittik.
12 Mayis 2009 (1)
Burası da gittiğimiz yer. Artık neresi olduğunu söylememe gerek yok sanırım.
12 Mayis 2009 (4)
12 Mayis 2009 (2)
12 Mayis 2009 (3)
Gittiğimizde kahvaltı saatiydi. Küçük adam koştura koştura oturdu masaya. Kamerayı görünce pozlar verdi, şımardı. Ben şaşkınlıktan kalakaldım öylece. Bizimki içe kapalı, çocukları sevmiyor diye düşünürken pek mutlu oldu.
12 Mayis 2009 (10)
Kendinden küçük çocuklarca bile dövülen bir çocuktu. Son bir ayda ise dışarıda küçük adamın daha rahat hareket etmesi artık zamanı gelmiş dedirtmişti bize. Bugün bu düşüncemizin doğru olduğunu gördüm. Hemen oyuncaklara saldır. Minik kaydırağın merdivenlerini kendisi çıkmış -ki bu ilk oluyor-.
12 Mayis 2009 (5)
Her yere saldırdı küçük adam, herşeye dokundu.
12 Mayis 2009 (12)
Sabah götürdüm küçük adamı, öğretmenlerine hikayesini anlattım kabaca. Kaba anlatımla yaklaşık yarım saat sürdü. Dikkat edilecek şeyler, huyu-suyu, önceliklerim vs vs. Uzadı gitti.
O bu arada gayet mutlu oyunlara daldı. Ben gidiyorum dedim, "babayyy" dedi sadece ve kıçını dönüp üstteki fotodaki arkadaşının elindeki oyuncak ütüyü alma kavgası çıkardı. Pek bir mutlu oldum. Mücadele ediyordu istediği birşey için. Benim küçük adamım büyümüş ve artık okullu olmuş meğer.
İşyerimin bahçesinde bir kreş olmasına rağmen gün içinde gitmedim, telefonlaştık öğretmenleriyle. Kahvaltı yapmamıştı, tek lokma dahi yememişti. Öğlen sıfır yemekle uyumuş. Ama keyfi pek yerindeymiş. Öğlen gittim, uyuyordu. Seyrettim. Yorgunluktan bayılmış, yattığı gibi uyuyakalmış 1 saat boyunca. Şaşırdım, kıçındaki fırıldağın çıkacağı zaman bu zamanmış demek ki.
Öğleden sonra aradığımda az uyuduğunu öğrendim, uyanınca da hiçbirşey yememiş. Ara ara "anneee" diye aramış beni, oyalamışlar. "5 tane çilek yedi" sözüyle şaşkına döndüm, 2'yi aşamamıştık hiç.
Akşam işyerimde işim uzayınca biraz geç gittim almaya, herkes gitmişti. Beni görünce sevinç çığlıklarıyla boynuma atıldı. Sarıldı, sarıldı...Ben öğretmeniyle konuşurken kılını kıpırdatmadan yüzümü seyrettiğini farkettim. İçim eridi resmen.
Tekrar sarıldık, koklaştık.
Öğretmeni 11 çilek yedi dedi. Hani 5 ti dedim? 6 tane daha yedi dedi. Hayal gibi birşey. Tüm gün aç kalınca çileğe vurmuş kendini.
İşte böyle.
Sabah O'nu bırakıp işe dönerken ağladım, mutlu oldum, sevindim.
"Ben gidiyorum oğlum dediğimde "babayyy" dedi sadece.
O kadar büyüdün mü sen yavrum? Arkana bile bakmadan babay dedin sadece.
Çok güzel...
Bir gün kocaman adam olacaksın ve "babayy" diyerek gideceksin, arkana bile bakmadan belki de.
O zamanlar da çok mu çabuk geliyor acaba?
2 yılın geçişi saniyeden bile kısa geldi bana.
**************
Umarım kreşin sonraki günleri de güzel geçer, sıkıntısız alışırız kreşe.
Umarım yeme sorunu da çözülür. İlk günler açlık durumları yaygın olacak sanırım.
Ben sabrederim, sonu güzel olsun da.

Lilypie 3rd Birthday PicLilypie 3rd Birthday Ticker

11/5/2009

BENİM CANIM ANNEM

5 Mayis 2009 (6)
2 sene önce anneler gününde küçük adam hastaneden yeni çıkmıştı. 2 kg vardı yoktu.
Daha gülümsemiyordu bile.
Örnek abimiz Ömer de aynı yollardan geçmiş ve 2 yaşına gelmişti. Ömer kreşte "benim annem güzel annem" şarkısını öğrenmiş ve anneler gününde annesine söylemişti.
Nasıl imrenmiştim. Bir anneye daha güzel hediye olabilir miydi?
5 Mayis 2009 (20)
        Küçük adamla Melek alışveriş arabasıyla birbirlerini gezdirdiler evde
O dönemde kafamda bir sürü soru vardı. Candaş o günlere gelebilecek mi? Bir sakatlığı çıkacak mı? Konuşabilecek mi? Yürüyebilecek mi? vs
Şimdi küçük adam Ömer Abisinin o zamanki yaşında.
Babamız anneler günü için biraz az çalıştırmış, anneler gününde şarkı gelmedi bana. Çiçekçiden "bu" diyerek papatya seçmiş benim için. Annesinin papatya sevdiğini de bilirmiş. Babaannesine ise karanfil seçmiş, en pembesinden.
Kendi tercihleri var artık küçük adamın.
5 Mayis 2009 (28)
                                                        İşyeri blokları ile yönü değiştirilemeyen foto
Dün benim ALES Sınavım vardı, anneler günü stresli başladı bizim evde.
Şarkı gelmedi.
Bu sabah ise hayatımızda radikal bir değişimle başladık.
Dün teyzem artık bize gelmenin zor olduğunu ve Candaş'ı O'na getirmemizi istedi.
Sabah 7'de kalktık, O gezmeye gideceğimizi sanarak büyük bir mutlulukla hazırlandı. 7.30'da yola çıktık. Sitede parkı görünce park diye ağladı. İşe geç kalacağım için gidemedik tabii. Babannesine geldiğimizde kapıda çıldırdı, ağlamaya başladı. Girmek istemedi eve. 4 aydır çalışıyorum ama işe başlarken ayrılık acısı yaşamamıştım. Ama şimdi bu durum zor geldi bana. O ağlar, ben ağlarım.
2 Mayis 2009 (47)
                                                 Yüz temizliği
Balkondan bana bak hadi diyerek sakinleştirdik. El salladı bana ama ne olduğunu anlayamadı. İlerleyen günlerde daha iyi anlayacak sanırım.
Bizim için sıkıntılı günler şimdi başlıyor sanırım. Bugün yarın da kreşe başlayacak küçük adam. Virüslerin ortadan iyice çekilmelerini bekliyorum.
Bu sıkıntıların arasında sabah evden çıkarken "benim canım annem" sesleri yükseldi küçük adamdan.
Dünyanın en güzel sözlerinden biriydi bu. Benim küçük adamım büyümüş, "benim canım annem" diyordu.
Harika birşey.
Allah herkese yaşatsın bu güzelliği.
2 Mayis 2009 (9)
                   Elinde kamerayla gezen küçük adamın çekimlerinden biri

Küçük adamdan küçük anekdotlar
***Sitedeki futbol ve basketbol sahası şimdiki oyun alanımız. Orada maç yapan abileri-ablaları rahatsıoz etmek en büyük zevki.
Önceki gün yine sahadayız. Ben bir kenarda telefonla konuşuyorum. Babası da voleybol oynayanların yanına giden küçük adamı korumaya çalışıyor, üstüne top gelmesin diye.
Candaş tuttu babasının elinden, sahanın dışına götürdü. Bıraktı. Kapıyı üstüne kapattı ve "baba git" dedi. İşaret parmak ta havaya kalktı ve "hıııı" yaptı.
İnanamadık ya... Büyümüş, babasına kızmış, ceza da kesmiş babaya. Kırmızı kart !!!!
İznini almadan geri dönemedi babamız.
***Dün de sitenin piknik alanında sucuk mangal yaptık. Baba mangal yapıyor, elinde faraşla ateşi yakmaya çalışıyor. Küçük adam da almış eline karton parçası, sürewkliş mangal başında. Diğer masalarda bir doğum günü partisi vardı, gençlerin. Onlar'ın kucağında gezdi durdu. Yüksek volümlü müzikle beraber onlarla dans etti.
O gruptan birinin "2,5 yaşında mı?" sorusu ise beni çok şaşırttı. İlk kez biri 1 yaş üstünde mi diye bir soru sordu. 2 yaşında dediğimde bile insanların şaşkınlıklarını görüyorken ilk kez biri gerçek yaşına yakın bir tahminde bulundu.
Şaşkınlığımı anlattım soruyu sorana. Herkes yaşında var mı diye sorarken 2,5 yaş nasıl aklınıza geldi" dedim.
"Ben pedagogum. Gelişimini 2,5 yaş gibi değerlendirdim" dedi.
Nasıl mutlu oldum anlatamam. Küçük adam kronolojik olarak 28 aylık. Düzeltilmişi ise 25 bile olmadı. Bir uzmanın 2,5 yaş değerlendirmesi harika geldi ailemize. 8,8 kg ve 80 cm lik bir adama 2,5 yaş........
İyiyim bu anneler gününde.
Darısı herkesin başına.

Lilypie 3rd Birthday PicLilypie 3rd Birthday Ticker
« Önceki :: Sonraki »

Kenan Doğulu - En Kıymetli 2009 Zamanla.Net Zmuzik.Net
Yükleyen Zamanlanet. - Yüksek çözünürlüklü video keyfini yaşayın!