ÇOCUKLUĞUMA, ÇOCUĞUMLA......
Babanne ve Baki Dede'ye geçen ay yaptığımız sürprizden sonra boyumuz da hazır 57 cm olmuşken Sinop-57'ye, ananne ve Hikmet Dede'ye de sürpriz yapmaya gidelim dedik ve 26 Ağustos Pazar günü öğleden sonra ani bir kararla düştük yollara...Gece saat 02.00'da vardık eve...Bütün yol boyunca mışıl mışıl uyuyan Candaş, araba durduğunda çığlık çığlığa ağlayınca uyandırdı bizimkileri...Ne olduğunu anlayamadan, rüya mı gerçek mi diye sorgularlarken gördüklerini, bir sonuca vardılar: Çok tatlı Ali Candaş....
Bizim ilçemiz Erfelek. Sinop'a 25 km. mesafede, 3500 nüfuslu, Tatlıca Şelaleri ile tanınan küçük ilçemiz....
Sinop yolundayız. Karabük'ü geçince bir yerde mola verdik.
Candaş dört nala.....Kuyu kebabı çok güzeldi.
İşte Sinop'taki ailemizin bir kısmı. En soldaki baba....Yanındaki Hikmet Dedem. Dedem çay kenarındaki arsaya küçükbir kulübe yapmış, yazlık misali. Nazlı ( teyzemin kızı) ve benim eğlenebilmemiz için salıncak yapacakmış oraya...Yaşasın.....O'nun yanındaki anannem. Alişşşş, Alişşş...Hala kulaklarımda sesi. Sonraaa cicianannem, yani annemin ciciannesi (amcasının eşi), annecik ve ben, ve en son olarak cicidedem, annemin cicibabası ( büyük amcası). Dayım hep çalışıyordu, ara sıra gördüm O'nu. Onda da hiç resim çekmemişiz...
Annemin anannesi
Annemin babannesi Akkız Babanne. Herkes O'na Akça
diyor. 87 yaşındaymış, o yüzden pek bişey hatırlamıyor artık.
Anannem biz yoğun bakımdayken, çocuklar iyileşip de buraya gelirlerse kuzu kesip yedirecem Onlar'a demiş. Öyle de yaptı, kendisi hiç yemedi ama... Karasu Çay'ı kenarındaki arsadayız. Bir de kulübe var burada yazlık gibi...Aslında mangalı dayım yakmış, ama işe gitmesi gerekiyordu, hemen işe gitti. Yine yok resimlerde...
Izgaradaki son etler biraz yandı, dedem çok üzüldü. Annemler ıhhhh çok güzel pişmiş diye yemeye başlayınca, dedem kızdı: "Yanık et güzel mi olur " diye. Oturdu kendisine yeniden çok özel ızgara yaptı. Annem sessizce yaklaştı yanına, kendini acındırmak içi ama, dedem kül yutar mı???
Sinop sahiline gezmeye gittik. Benim gülüşümden bellidir
herhalde, çok güzeldi oralar.
Burası Aşıklar Caddesi. Çok güzel kızlar vardı, bana laf atıyorlardı hep:
"Ne şirin şeysin sey öyle...." Siz de çok şirinsiniz kızlar....
Aşıklar Caddesi'nden günbatımı....
İlk denize girme denememiz. Sadece ayakları soktum. Denizin kenarında durduk, dalga gelince ayaklara vurdu, işte çığlıklar da o zman koptu. Eeee, kızgın güneşten sonra buz gibi gelen suya kim ağlamaz ki.....
Plajda güneşlenme keyfi...Anne denizde....
Cicidedemin oğlu Sadettin Amcam, Ayancık ilçesinin girişinde denize sıfır bir restoran açmış. Restoran dediğime bakmayın: Önce denize giriyorsunuz, sonra duşunuzu alıyorsunuz, sonra deniz kenarında yapılan kamelyaların icinde yemeğinizi yiyorsunuz. Duş diyince öyle plajlardaki kırık dökük duşlardan sanmayın, tertemiz ve güzel kabinlerde duşlar. Bu arada çocuklarınız ise bahçede koşuşturuyor, çocuk parkında eğleniyorlar. Biz bittik valla Saklı Bahçe'ye...Gece dalgaların sesi muhteşemdi...
Seneye Candaş'la koşturacağımızı hayal ederek ayrıldık.
Bu resimdekiler; Annemin yanındaki Sadettin Amcamın eşi Rabia Yengem, arkadaki O'nın kardeşi Ayfer Teyze, öndeki ise annesi Ayşe Yenge.
Akliman....Hamsilos Fiyordu da burada, ama gidemedik.
İnşallah seneye...
Sinop Sahili öyle güzel ki, kediler bile buraya oturmuşlar, kıyıya yanaşan balık sandallarına aldırmadan denizi seyrediyorlardı :))) Pisi pisi dememle birlikte böyle poz verdiler hemen...
Ben Sinop Sağlık Meslek Lisesi'ni bitirdikten sonra, 1996 yılında Erfelek'in Şerefiye Köyü'nde çalışmaya başladım. 2,5 yılım geçti burada ( tükendi), bir dağ başında, tek çalışanının ben olduğum bir köyde...Yukarıdaki yolda Sinop'a gideceğim ender zamanlarda minibüs beklerdim. Yola bakıp aldanmayın, burası köyün dışı. Köy taaa içerilerde. Buraya minibüse binmek için geliyordum. Sinop'tan İstanbul'a dönerken nostalji yaptık. Aslında ben değil de eşim istedi, burada minibüs bekleme resmi çekmeyi...O köyün içine de girmek istedi ama ben görmek bile istemiyordum...
Saklı Bahçe'de gündüz pozları. İstanbul'a dönüş yolunda uğradık tekrar...
Dönüşte alternatif bir yoldan gezerek dönelim dedip, Ayancık, Türkeli, Çatalzaytin, Abana, İnebolu...İnebolu'ya kadar yol iyiyidi. İnebolu'dan çıktıktan 20 km sonra yol çok uçurumlu ve virajli olduğu için geri dönüp Kastamonu üzerinden geldik. Bu manzara Abana girişinden...
Karabük yakınlarında Candaş alışverişte...
Herkes iştahsızlığımdan şikayetçi. Sürekli tatsız tuzsuz süt verip
duruyorlar...Kendilerine gelince ohh ne ala...Şu kiremitteki
Akçaabat Köftesine bakın, bundan verin bana...Yemek istiyorum....
Erfelek'teki evimize ben 14 yaşımdayken, yani 16 sene önce taşınmıştık. Eski ile yeni arasında sadece 200-300 metre mesafe olmasına karşın çok uzaktı birbirinden.
Yenisi şehir merkezinin bitim noktasında, asfalt yolun son noktasındaydı. Eski ise şehrin dışında, hayvancılık yapılan ve yollarının şose olduğu yerdeydi.
Birgün Candaş'ı pusetine atıp, çocuğumla çocukluğuma gitmek için çıktım yola. O da ne? Daha ilk 10. metresinde yanlış yoldamıyım diye düşünmeden edemedim...O ıssız topraklarda İstanbul misali şışır şıkır binalar yükseliyordu, hatta araba tamirhanesi bile vardı.Çocukluğuma ilk adımımda yabancı gibiydim. Devam ettim yola, solda bir çocuk parkı gördüm, hayal olmalıydı bu. Ben çocukken Erfelek'te, bize uzak bir yerde kırık dökük salıncaklar vardı sadece. Oraya da biz gidemezdik, evimiz şehir dışındaydı çünkü.
Çocuk olmak istedim o an...Salıncağa binip, gidebildiğim kadar uzağa gitmek...
Oğlumla çıktığım yolda çocukluğumu aradım; bulamadım....
Binalar alıp gitmişti çocukluğumu. Briketten yapılan sıvasız evimizin üstüne çekilen sıva ve sarı renkli boya kapatmıştı çocukluğuma ait izleri...
İçim burkuldu, çocuk oldum. Evimi aradım, bulamadım. Kayboldum...Bir kabus gibiydi, bildiğim yerlerde yabancıydım. Koşuyordum koşuyordum ama hep aynı yerdeydim. Yüreğim sıkıştı...
Birden bir ses duydum, oğlum bana gülüyordu, dikkatimi çekmeye çalışıyordu.
Merhaba oğlum...Seninle çocuk olabilir miyim?





































Konu: sinop un güzeli
ya bende cok özledim ama imkanım yok gidemiom
giden vaarsa benim için de gezsin orası nı resim ler anlatamaz imkanı olan varsa gitmeli
***********************
Bu yaz da gidiyoruz, sizin yerinize de gezerim
Sevgiler
Düzenleyen candasimsin gün: 11/6/2009 saat: 11:35
Bağlantı »
Konu: Mutluluklar
Abiler ,ablalar çok güzel bi aile tablosu hele bebek çohhh tatlı 'Allah' ßozmasınn!!!!
Bağlantı »
Konu: Kadri Abi
Merhaba
Çok sevindim blogumuzu ziyaretinize. Biz Saklıbahçeye gittiğimizde ikizler oradaydı. Ben sizi karıştırıyorum, onun için böyle tanımladım.
Biz çok beğendik bu sene oraları, ama Candaş'ın problemleri olduğu ve de küçük olduğu için gezemedik. Seneye tekrar gitme planımız var. Umarım görüşürüz.
Selamlar
Hoşçakal
Gülay
Bağlantı »
Konu: Güzel tatil ve güzel anımsanacak anılar
Gördüklerini duyduklarını güzel bir şekilde ekrana yans ıtabiliyosun tebrikler .tesadüf gezinirken annemi ve ablalarımı gördüm sitede .ben sinop da değilmiydim sizler geldiğinizde tanışmak seneye nasip demekki .görüşmek üzere bebeğiniz çok şirin
Allah Analı Babalı büyütsün
Bağlantı »
Konu: merhaba:)
gülaycım,resimlerin hepsi birbirinden güzel.candaş ne tatlı olmuş maşallah.o çok güçlü bir çocuk olacak,atlattığı onca badireye rağmen hayata hep gülen gözlerle bakmasından belli oluyor bu.
çocukluğunla ilgili yazında gözleim dolu dolu oldu.ne güzel ifade etmişsin duygularını.artık çocuklarımızla yeni baştan yaşayacağız çocukluğumuzu...
selinin 40 ı yeni çıktı,artık daha fazla gülümsüyor bize bakarken.gün geçtikçe büyümeleri ne güzel bir duygu değil mi? öpüyorum,sevgiler...
Bağlantı »
Konu: Maşallah
Gülay'cım çok güzel geçmiş tatiliniz.Ne iyi etmişsiniz, Ali Candaş'a da yaramış, maşallah ne tatlı olmuş.
Bağlantı »
Konu: köftecinin adresini alayım
merhaba,
candaşcığım gezdiğin gördüğün yerler gerçekten çok güzel, hatta bayıldım. annenin dolmuş beklerken ki fotoğrafında biraz duygulandım.. senin ata binişine ise bayıldım .. her resim çok güzeldi fakaaaatttt kiremitte köfte olan resim de ise bittim keşke dedim o köfteler şimdi burada olsa.. yani olacak şey değil ne güzel sırası ile fotoğraflara bakarken arada kiremitte köfte ..... neyse birgün o köfteleri yemek içinde gidersiniz yada sinop a geçerken geçmişi anıp afiyetle köftelerden yersin .. en kısa zamanda da ben gidip yesem iyi olacak zaten çok da zayıfım iyi olur değil mi? şaka bir yana seni ve annenleri böyle mutlu görmek çok güzel.. en kötü günleriniz böyle olsun..
Not: İst-İzmir aerasındada güzel yerler var köfteci falan hani söyliyeyim dedimm.belki ilgilenirsin..
sizi çok öpüyorum
halacığın nesrin
10.09.2007
15:30
Bağlantı »
Konu: süper
hey görüntüler süper.yahu ne güzel gezmişsisniz. ben de yemek yemiyorum dostum. hep öğürüp kusuyorum. boşver zayıf olmak obezlikten iyidir.
Bağlantı »
Konu: köfte isterim....
ne güzel bakmış o kiremitte köfteye..azcık dudağına değdiriverseydin ...içim acıdı köfteye bakışına...
candaş çabuk büyü oğlum da annenin köftelerinide ye..
Bağlantı »
Konu: gülay & candaş
ne diyebilrim tatil çok iyi gelmiş gülaycığım gözlerinizden belli...candaş çok tatlı oldu ya.. çok güzel bakıyor ve çok mutlu ... hep böyle olsun.. hep güzel bak hep mutlu ol candaşım..
Bağlantı »