Glukoz, Fruktoz, Laktoz....

Hatırlıyorum da, okulda kafamız bir milyon olmuşken ilginç kelimelerde bu üçlemeyi tekerleme yapmıştık. Dilimizden düşmüyordu.

Bizim küçük adamın hayatına laktoz çok zor girdi. Yeme sorunu öyle boyutlardaydı ki bebekliğinde bile süte direndi, büyük bir inatla 2 yaşına kadar anne sütü verdim ve artık bıkkınlıktan dolayı kendi isteğimle kesmiştim.

Sonrasında inek sütüne alıştırma çabalarımız oldu, mama veya süt büyük bir dirençle karşılandı tabii.

Çocukların bayıldığı o rengarenk yoğurtlar bile 1 kaşık bile olsa büyük direçle reddedilirdi.

Evin büyük adamıyla birlikte, onun ilk kez gönüllü danino yiyişi gözümüzün önünden gitmeyen sahnelerdendir.

1 Oak 2010 tarihinde KFC'de verilen o çilekli daninoyu plastik çay karıştırıcıyla Erol Taş misali yemesi zihnimizden kolay kolay silinmeyen sahnelerdendir.

Ne bürük mutluluktu bizim için, eve envai çeşit renkli yoğurt almış ve şansım varsa yedirebilmiştim, çok elzem bişeymiş gibi. Ağzına süt koymayan küçük adama karşı, çok istekli olmasak da kurtarıcımız olmuştu.

Tüm çocuklar süt delisiyken bizimki ağzına sürmedi uzun süre.

Önce corn flakesle biraz almaya başladı. Sonra adı "okul içeçeği" oldu, süt sadece okulda içilir dedi ve son 8-9 aydır okulda her sabah içti sütünü, geçenlerde 2. bardağı bile istemeye başlamıştı hem de.

Sonra evde de istemeye başladı, 3 aydır gece yatmadan 1 bardak süt içmeye başladı. Elimize çayımızı-patlamış mısırımızı alıp öyle seyretme hevesimiz vardı yani o süt içerken.

O kadar zordu yani.

Bununla beraber başka bir sorunumuz daha başladı tabii.

Bizimki hep sulu ve çok sayıda kaka yapan bir çocuktu. FMF için kullandığı ilaçla açıklandı hep bu durum ve üstünde durulmadı ve biz de artık dillendirmemeye başlamıştık.

3 ay öne kaka sayısı günde en az 5'e çıktı bu sayı, sulu ve içinde mukuslar vardı. O ara grip oldu, hastanede yattı, antiviral kullandı, antibiyotik kullandı, ondandır dendi, mikroskopi temiz çıkıyordu.

Öyle mi böyle mi derken 1 ay daha sürdü bu durum tekrar tahlliller vs bi nane çıkmıyor. Akşam sütüne bal katıyordum, baldan mı acaba diyerek kestim, yok anam devam ediyor. Öyle hal aldı ki kakalar geceleri uykudan 2-3 kez kaka için uyanır olmuştu ve günlük sayı 6-8 arasını bulmuştu.

Benim gıda müh. büyük adamın aklına laktoz intoleransı geldi. Ki benim aklıma gelmeyecek bir konuydu, laktozsuz süt aldık, derdimize çare olacagını umarak. Bekledik 3-4 gün. I-ııhhhh...Hala devam duruma.

O sırada endokrin konrolumuz vardı, dr bahsettim, laktoz intoleransı var sanırım dedim. O da, sanmıyorum ama inek sütü alerjisi olabilir" dedi.

Testler yapıldı, total Ig E cok yüksek çıkınca sütü kestim, ancak asıl belirleyici testin çıkana kadar adı konmamıştı. Elimde süt ve sütsüz döneme ait kaka bulguları olsun diye kestim ve sütü kesince herşey biranda değişiverdi. Günde 6-8 den önce 2-3 e düştü, 10 gün sonra yani bugun ise günde bir kez kaka yapıyor. Ve ben şoktayım, ağzından lokma girer girmez tuvalete koşan çocuk yok artık, insan yaşarken neden anlamaz ki içinde bulundugu durumu?

Gastrolojiye sevkedildik, ona gidene kadar süt vermedim. 10 gün sonunda diğer test sonucu da pozitif çıkınca gittik doktora. Gerçi hafif pozitif çıktı test ama Alahtan eliminasyon yöntemini uygulamışız, yoksa hiçbişey yok deyip gönderecekti bizi geri. Sütü kesince düzelmesi iyi bir veri oldu elimizde. Dr süt alerjisi veya intoleransı var, test alerjiye çok uygun değil ama eliminasyona göre alerj var dedi. İntolerans da olabilir tabii. Endoskopi dedim, boşver doktor dedim :))

Özel mama verdi, ama bu mamayı geliştirenleri bir bulsam alınlarını karışlıyacam kesin.

Bir tadına bakayım dedim, 33 yıllık hayatımda tattıgım hiçbirşeyle anlatamayacağım kadar iğrenç birşey.

Çok az hazırladım, önce bal koydum, olmadı şeker ekledim, olmadı nesquik ekledim, yok yok yok...Çocuk yalvarıyor verme diye. Ki süt demedim ona ilaç dedim, adı ilaç olan hiçbir tada itiraz etmiyor çünkü.

1 saat uğraş sonuç vermeyince portakal suyuyla hazırladım, yine olmadı.

2 gün ara verdim, bugun tekrar az miktarda bal ve şeker ekledim, corn flakese verdim, ilk defa içmiş oldu böylece.

5 saat oldu ama suan barsaklarda hareketlenme yok, umarım bozmaz barsakları.

Yeme konusundaki skıntılardan sonra şimdi de yediğini sindiremeden atması gelişememesine sebep oluyordu sanırım. Umarı bu defa çözeriz sorunları.

FMF konusu da ayrı konu. Kortizon kullanıyoruz ve dozu düşürmeye çalışıyorduk ama FMF atakları hortladı dozu düşürünce. Önce ayda bir kez olurken son 1 ayda 3 kez atak geçirdi, hafif ataklardı ama sinir bozucu şeyler. Kortizonun arttırılması ihtimali ise düşünmek bile istemiyorum.

Kortizonun büyüme ve kemikler üzerine etkisi kendini göstermeye başladı. Kemik erimesi çıkmıştı 6 ay önce, menapozdaki kadın ilacı olan fosamax küçük adama daha 3 yasında başlandı, aradan 6 ay geçti ve dün kontroldeydik, tekrar dansitometri çekildi. Sonucunu bekliyoruz.

Büyüme konusunda da pek yol alamadık. Hala minik, hala 10 kg civarında. Ama kilo konusu sanırım sütle ilişkili, bundan sonra kilo artışı olacağına inanıyorum. Endokrin doktoru Candaşın yaşıtlarında ksa olmasına rağmen kendi persantil eğrisini çok güzel çizdiğini ve bu eğride gidişini sürdürürse, yani durmazsa gelişimi müdahale etmeyecek. 160-165 cm arası bir yetişkin olacak gibi görünüyor. İçim rahatladı aslında biraz, biz daha da kısa kalacağından korkuyorduk, yani bu gidişat 150 cm mi gider diye üzülüyorduk. 160 cm hiç fena bir uzunluk değil. Gerçi benden bile kısa olacak ama 160 toplum içinde pek abuk sayılmayan bir ölçü. Umarım en az o kadar olur.

 Hastalıklar konusu böyle iken küçük adamla hayat hem çok güzel, hem çok şaşırtıcı hem de çok zor oluyor gün geçtikçe.

İnsan vücudu, organlar ve anatomi kitapları hala favorileri. Hatta kol çantamda insan vücudu kitabı taşıyorum. Okulda arkadaşlarıyla da sadece onlar konusuyor olmalı ki, veliler arıyor ve "Candaşın bir kitabı varmış? nereden aldınız? Bizimki de istiyor da"...şeklinde. Çok hoş birşey tabii benim için, gurur duyuyorum oğlumla.

Tüm resimleri yine vücud üzerine. Sürekli organları çiziyor, ama tabii kendi dünyasına göre şekillendiriyor.

ressamlıkla çocuk doktorluğu arasında tercih yaamadı henüz. Ama ikisini de yapabilirsini kabul etmiyor. Sadece birini tercih edecekmiş :)))

Steteskop boynunda geziyor, doktora gittiğimzde önce "öğretiyor" onlara insan vücudunu kitabından, sonra öğrettiğim gibi muayene et şimdi beni diyor mesela :))

Endokrin doktorundayız geçen, kitabı elinde anlattı da anlattı doktora. Doktorumuz sağolsun seviyor Candaşı ve dinledi güzelce. Sonra dr dedi ki gastroya gönderiyorum sizi.

Bizim küçük adam hemen kitaplarını topladı ve :

"Anne hadi ben hazırım, o doktora da insan vücudunu öğretmeye gidelim"

Koptuk tabii, doktorumuz 50 yıldır okuyorum ama senin gibi anlatan olmamıştı dedi :))

*****

Davranışalrı değişti, büyüdü sanki ama hala tek basına 10 dak bile oynamıyor evde.

Evimizde "annnn----neeeeeee" çğlıkları çok yükseliyor.

Şuaralar para konularına girdi, neden istediği herşey alınmıyor? Neden pahalı? neden herşeyi alamayız? sorularını çok sık duyuyoruz. Çevresindekilerle değerlendirmeye başladı. Onlar neden çok şey alıyorlar? Onların parası bitmez mi? vs şeklinde. Oyuncakçıya girmek zorlaşmıştı artık bizim için. Çok şey istiyor ve sürekli alamayız veya gerek yok demek canımı sıkıyordu. O da anlayış gösteriyordu ama geçen bizi şaşırtan birşey oldu.

Bir arkadaşımız Candaşı gezmeye götürdü, giderken de oyuncakçıya gidiyoruz, ne istersen alacam dedi.

Gittiler, ve benim oğlum hiç arsızlık yapmadan gösterilen tüm oyunakları redddederek sadece istediği tamir setini alıp çıkmış. Arkadaşımızın gösterdiği tü gözterişli oyuncakları reddetmiş.

Bu davranışı çok hoşumuza gitti, bizimli arsız bir çocuk değil ve koca mağazada ne istediği bilip sadece onu alıp çıkmış. Çok gurur duydum oğlumla. Umarım hep böyle olur hayatı boyunca.

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !