PDA

PDA

Namı diğer Personel Digital Assistant.

Bu kelime teknoloijye ne zaman girdi bilemem ama ben son 2 yıldır, herşeyi yapan cep telefonlarıyla duydum bu kelimeyi.

Sevgili arkadaşım Candan bir yazısında bahsetmiş hatta, bir tek kabak tatlısı yapmıyor bu telefonlar diye.

HAyatımıza kolaylık getirdiği aşikar.

Bizim PDA ile tanışmamız 4 yıl önesine dayanır. Doğumum ve sonrasındaki yoğun bakım süreciyle.

Benim küçük adamda PDA olduğu söylenmişti.

Akıllı telefonla mı doğmuştu yani?

Tabii değil. Bu PDA o PDA değil. Bizimki Patent Ductus Arteriyozus...

Halk dilindeki adıyla kalbin delik olması.

Erken doğumda görülmesi beklenen birşey, ama zamanla kapanması bekleniyor, aort ile pulmoner arter arası bağlantının.

Küçük adamınki makul sınırlar üstünde olduğundan ilaç tedavisi uygulanmıştı, 3. tedavide de kapanmazsa ameliyat denmişti, verilen ilaç böbrek damarları üzerinde de olumsuz etkiler yaratıyordu çünkü.

3. den sonra herşeyin yolunda oldugu söylenmişti, ameliyata gerek kalmadı ama 6. ayında kontrol EKO su için kardiyolog kapısı çalınacak.

6. ayında doktorumuz kalp seslerinin normal oldugunu ve kard. gerek olmadığını söylemişti.

1 yaşında eşim hatırlatmıştı doktora, kard gidelim, hiç kontrole gitmedik diye.

Gerek yok, herşey yolunda, ben dinlyorum zaten kalbini demişti.

İyi dedik biz de tabii.

Son 2 aydır küçük adamın ateş nöbetleri çok sıklaşmıştı, 2-3 günde bir halini almıştı ve ben yine deliye dönmeye başlamıştım.

Eşimin hekim bir arkadaşı, ısrarla bir enfeksiyon kontrolune gitmemiz gerektiğini söylüyormuş, ne kaybedersiniz diyormuş sürekli. Hatta bize bir arkadaşından randevu ayarlamış, şu gün gidin demiş.

Gittik biz de, yine bir sürü araştırma, tahlil, analiz vs vs çocuk mahvolacak derken, bir sürü tahlil, tetkik ve ultrason içinde bulduk kendmizi.

Kan kültürü, batın ultrasonu ve EKO.

EKO da nereden çıktı dedik, üfürüm duydum dedi.

Gittik kardiyoljiye.

Masum üfürük bu dedi, EKO ya gerek yok ama çekelim, istem yapılmış zaten.

Uzman dr EKO yapıyor, asistan rapor yazıyor.

"Yaz canım, PDA pozitif"...

Ve benim beynimden kaynar sular akıyor.

"Evet yoğun bakımda vardı ama kapandı, bu tolere edilebilir durumda değil mi? diyebiliyorum.

Hayır diyor, operasyon gerekir.

Allahım bu da ne şimdi...

Eeeee ne olacak diyoruz.

Hocayla görüşeceğiz, angiyo mu ameliyat mı olacağı konusunda.

Bu kadar yani, kafayı yiyoruz tabii.

10 gün sonraya hoa randevusu veriliyor.

Çalıştığım hastanenin kardiyologuna gidiyorum, getir ben de bir EKO yapayım diyor sağolsun.

YApıyor ve onaylıyor teşhisi. 2,9 mm PDA var. Yani akciğerden kalbe giden temiz kanın bir kısmı kalbe girmeden arada bulunan geçiş ile akciğere geri dönüyor. Akciğerdeki basıncı arırıyor, sık akciğer enfeksiyonu, büyüme geriliği ve çabuk yorulma yapar.

ÇAbuk yorulma hariç bize uyuyor herşey.

Ameliyat 3 mm üstünde yapılıyor, siz angiyo ile kurtulursunuz sanırım. Ama buna cerrah karar verecek. ACiliyeti yok ama operasyonun olması lazım.

Olması lazımsa erteleenin bir anlamı yok diyorum, bize isim önerir misiniz?

Öneriyor, Siyami Ersek'ten. umaya randevu alıyor bizim için ama kafam öyle karışıyor ki hafta sonunun geçmesini istiyorum ve randevuyu haftaya alıyorum.

Bakalım bu hafta dananın kuyrugu kopacak. Hakkımızda hayırlısı.

O günden beri hep kabuslarımda hastanelerdeyim, kalbinden darbe alıyor küçük adam vs vs

Ateşleri için de FMF dktorumuz kortizon dozunu artırdı bu arada ne yazık ki, ama ateşler kesildi 2 haftadır.

Ben de kurdesen döküyorum resmen.

7 ay önce başlayan ve tüm vucudumu kızamık görütüsüne çeviren döküntülerle aktif olarak 5 ay dolaştıktan sonra, son 2 aydır epey azalmıştı ve sadee izleri kalmıştı, onlar da zamanla geçecek denmişti.

Adı PLEVA imiş bunun.

Candaş'ın PDA teşhisi olduğu gün bir gecede tekrar kavuştum döküntülerime. Hem de tüm vucudum da ve bu defa bonusu da var.

Uyuz gibi bir kaşıntı.

Akşam olunca başlayan, antihstaminiklere cevap vermeyen çıldırtan bir kaşıntı.

Umarım herşey yolunda gider.

Lütfen bizim için dua eder misiniz?

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !